***HASTALIKLAR ***

Ameliyat gereken hastalara tavsiyeler

Sayın hasta, unutmayınız ki bazı hastalıkların tedavisi çok uzun zaman alabilir. Bu nedenle hekiminizi ve onun çalıştığı kurumu sık sık ziyaret etmeniz gerekebilir. Hastalıkların tedavisinde iletişim çok önemlidir. Çünkü hasta ve hekim arasındaki uyumun anahtarı iletişimdir.  Unutmayınız, iletişim yoksa yola yalnız çıkmış olursunuz.

Bu nedenle hekime başvurmadan önce sorununuz ile ilgili ön bilgiye sahip olmanız bu konuda bilinçli olmanız gerekir. Yeni sağlık yasası isteyenin istediği hekime ve kuruma başvurabilmesini daha kolaylaştırmıştır. Ön araştırma yapmanız gerekebilir. Başvuracağınız hekimle ilgili ön araştırma yapınız.

 

 

 

 

 

HASTALARA TAVSİYELER

Randevulu gidiyorsanız, mutlaka vaktine uyun. Siz uyarsanız karşıdakini de bu konuda özenli davranmaya davet etmiş olusunuz.Hekim ilk başvuruda size şikayetlerinizi soracaktır. Siz anlatmaya başladığınızda ise bir süre sonra sizin sözünüzü keserek kendi almak istediği sorulara yöneltecektir. Bu bilinçli kullanılan bir yöntemdir. Şikayetlerinizi anlatırken hekiminizi yönlendirmeye kalkmayın. O zaten anamnez tekniği dediğimiz özel bir iletişim dersini senelerce almış ve bu sosyal yaklaşım biçiminin profeyoneli olmuştur. Biraz sabredin, sırası geldiğinde -eğer vakti varsa – mutlaka sizin anlatmak istediğiniz şikayetlerinizi o bir sistematik ve düzen içinde size zaten ve daha derli toplu soracaktır. Hekim sorgulama tekniği uygularken sözünüzü kesiyormuş izlenimi edinebilirsiniz, ama gerçek genellikle böyle olmaz. Siz yine de hekimin sorgulaması bittiğinde kafanıza takılan şeyleri ya da ona anlatmak istediklerinizi çekinmeden anlatabilmelisiniz. Yukarıdaki sistematiğe uygun davranmaya çalışın. Sonuçta sorgudan memnun kalmazsanız (aman canım beni hiç dinlemedi ki) hekiminizi değiştirin.  Çünkü hekim sizi kendi için tedavi ediyor pozisyonuna düşmesin veya siz öyle algılıyor olmayın. Eğer algınız bu yönde ise sağlığınıza önem verilmiyor olduğu izlenimine kapılırsınız. Unutmayın hastalık tedavisinde iletişim her şeydir. İletişim yoksa yola yalnız çıkarsınız. Genellikle hekimler iletişim konusunda açıktırlar.Başvuru sırasında iyi bir elektrik almadıysanız, bir başka hekime danışabilirisiniz, bu sizin en doğal hakkınızdır. Hekimler sizler için orada olduklarının bilinci içindedir. Başka bir hekimin fikrini de almaktan çekinmeiyiniz. Hekiminize güvenmeniz gerekir. Güven duygusu, ancak karşılıklı iletişim ve ve sağlıklı bir anlaşma ile olabilir.
Size yapılacak her türlü tetkik, tahlil ve girişim sizin iyiliğiniz içindir. Ama mutlaka sizin onayınızla ve sizin anlamışlığınızla yapılmalıdır. Bu nedenle size yapılacak olan bütün tetkiklerle ilgili kafanıza takılan her şeyi sormalısınız. Canınız yanacak mıdır?, başka alternatif sözkonusumu?, fiyatı, hastalığa tanı koydurmak bakımından yararı, riski (kaş yapaılım derken göz çıkmasın) hakkında ayrıntılı bilgi edinin.Bazı tetkikler hekimin bölümünde yapılabildği gibi, diğer bir çoğu hastanenin diğer bölümlerinde ve hatta başka hastanelerde ve laboratuvarlarda yapılıyor olabilir. Bu bakımdan o bölümlerle ilgili olarak ta hekiminizden aydınlatma isteyiniz. Bazı tetkikler uygulama zorluklarına ilişkin olarak bazıları da diğer bir çok nedenden dolayı istenilen sonuçları vermeyebilir. Bu nedenle tekrar istenebilirler. Bu durumu önceden bilirseniz huzursuzluğunuz biraz azalabilir. Bazı tetkikler ise takip bakımından önemlidir. Değerlerin saatler, günler veya haftalar içindeki düzeylerine bakarak hastalığın tanısı ve daha sıklıkla tedavinin yeterliliğini değerlendirmek için kullanılırlar.
Tetkiklerde de randevu sistemi kullanılır. Bu nedenle randevu vaktinizi geçirmemelisiniz. İyi standartlara sahip pek çok özel veya kamu kurum ve kuruluşlarının laboratuvarlarından yararlanılabilir. Hekimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
Tetkikler ilgili olarak son söz, hastaları rakamlara bakarak tedavi etmiyor tanı koymuyoruz. Onlar sadece profesyonellere bilgi verirler. Bu nedenle kendi tetkiklerinize bakıp aşina olmadığınız bir konuda fikir yürütmeye kalkmayın. Laboratuvar değerlerinin klinikte uygulanması dersini almadığınız için büyük ihtimalle kendi kendinizi üzersiniz. Bırakın tetkikleri hekimiz değerlendirsin.
Tanı konma aşaması:
Hastalıkla ilgili herşeyi öğrenmelisiniz, çünüi artık o sizinledir ve onunla başetmenin en iyi yolu onu iyi tanımak ve anlamaktan geçer. Bu nedenle hekimizden ayrıntılı bilgi isteyiniz. Merak etmeyin o bu konuda da profesyonel eğitim almıştır ve sizin istediğiniz kadarını size söyler. Yine de konuşma sonucunda tatmin olmadıysanız bunu açıkça ona söylemek zorundasınız. Sizi anlayışla karşılayacaktır.
Eğer yine ikna olmadıysanız, başka bir hekimden görüş almaya çekinmeyin.
Günümüz çağdaş Türkiyesinde nasılsa doktorum benim adıma herşeyi yapar gibi bir düşünce tarzı kabul edilmez. Hekimler sizi sizin adınıza ve sizden vekalet alarak tedav ederler. Bunu hiç unutmayın. Bu nedenle tedavinin her aşamasıyla ilgili olarak ayrıntılı bilgi edinin. Örneğin ameliyattan önceki gece neler yapmalısınız, ameliyat masasında canınız yanacakmı dır, size ne yapılacaktır, yapılacak ameliyatın alternatifleri varmıdır. Bunların avantajları ve dezvantajları nelerdir? Gibi konuları mutlaka açıklığa kavuşturduktan ve zihnen tatmin olduktan sonra tedaviyi kabul edin. Eğer şüpheleriniz varsa şüphelerinizi gidemesi için bunu hekimizle açıkça konuşun, ikna olmazsanız başka bir hekime danışabilirsiniz. Bu konuda yetki sizin, doğal olarak sorumlulukta. Eğer iki hekimin kararı arasında bir farklılık varsa -ki bu çağdaş tıpta sizin sandığınızdan daha da fazladır- hekim seçiminde son kararı siz vereceksiniz. İkisi de muhtemelen tedavi alternatiflerini kullanarak aynı şeyi söylüyordur. Benimsediğinize kendinizi emanet edin. Genellikle bir hekim hakkındaki sağlıklı bilgiyi diğer hekimler kadar onun daha önce tedavi ettiği hastalar da verirler. Eğer mümkünse sizin gibi hastalığı olanların kime tedavi olduklarını ve memnun olup olmadıklarını öğrenin. Ameliyat gibi teknik bir konu için hekiminizin o işi senede ne kadar yaptığını, çalıştığı kurumun bu konudaki deneyimini ona sorun. Bu sizin en tabi hakkınız. O gerekne bilgileri size sağlıklı biçimde verecektir.Tedavi çok global etkenlerin birlikte harmonizasyonu ile başarılı olur. Yani hekim kadar kurumun diğer ünitelerinin ve insan gücünün de deneyimi çok önemlidir. Buna tıpta “hospital volüme” denir.
Yeni olarak, hastanelerin hasta bakımını garantiye almaları konusunda bir takım kalite standartları geliştirilmiştir. Ülkemizde bazı kurumlarda bu standartlarla ilgili akreditasyon belgeleri bulunmaktadır. Bunları da araştırabilirsiniz.
Ameliyat öncesi dönemde sizden istenecekler nelerdir. Bazı hastalıkarda hastalar önceden tıbbi bir ekip tarafından değerlendirilirler ve anestezi konsültasyonu sonrasında evine gönderilirler. Bu tür hastalar ya ameliyattan bir gün önce ya da ameliyat sabahı hastaneye alınırlar. Buna gün cerrahisi adı verilir. Ameliyattan sonra kısa bir dönem izlenen ve  durumu müsait olan hastalar aynı gün taburcu edilirler. Gün cerrahisi uygulaması maliyet etkinlik ve hasta konforu bakımından güvenilir bir yöntemdir. Çağdaş ülkelerde senelerdir başarıyla uygulanmaktadır. Bu bakımdan hekimiz size “gün cerrahisi” önerebilir. Burada sizi önemsemediğini veya acelesi olduğu şeklinde değerlendirmeyiniz.  Gün cerrahisinin gerekçelerini yukarıdaki gibi kabul edin.
Eğer ameliyat olacaksanız, ameliyat sonu yakın ve uzak dönem ile ilgili olabilecek ve olağan her türlü şeyi hekimizden size anlatmasını isteyin. Burnunuzda veya idrar yolunuzda sonda olacakmıdır? Kaç gün serum takılacaktır. Ağrı sorunuyla nasıl başa çıkılacaktır. Ameliyat sonu erken ve geç dönemde hekimin sizden yapmasını isteyeceği şeyler nelerdir? Sizden ne zaman yürümeniz, öksürmeniz istenecektir? Yoğun bakımda tutulma olasılığınız nedir?, Eğer böyle bir durum olacaksa takriben ne kadar orada kalacaksınız? Unutmayınız ki yoğun bakımların çoğu ziyaretçi veya refakatçi kabul etmezler. Bu tamamen sizin yararınızadır. Sizinle ilgili her türlü bilginin refaktçinize sağlıklı biçimde iletileceğine kadar her şeyi hekiminize sorabilirsiniz.
Kilo fazlanız varsa hekim ameliyat öncesi dönemde zayıflamınızı önerebilir, sigara içiyorsanız bırakmalısınız, başka bir hastalığa ilişkin kullanageldiğiniz ilaçlarınızla ilgili olarak en baştan sorgulamada verdiğiniz anamnezde hekim bunları bildiği için önlemini zaten alır. Sizin evden kullanmakta olduğunuz ilaçları hastaneye getirmeniz yeterlidir. Hastanede yatarken ameliyat öncesi ve sonrası dönemde kesinlikle bu ilaçları kendi insiyatifinizle kullanmayın. Bu ilaçların alternatifleri ve ameliayat döneminde kullanılabilenleri zaten hemşireler tarafından size verilecektir.
Kanama yapıcı ilaçlar kullanıyorsanız mutlaka yetkilileri bundan haberdar edin. Aspirin, kumadin benzeri ilaçlar ameliyattan önce hekim kontrolünde kesilir veya dozları değiştirilir.Ameliyat başarılı geçerse ki  çok büyük oranda başarılı olacaktır, Genellikle ilk bir haftadan sonra hızla düzelme olur. Belirli bir nekahat döneminden sonra eski gücünüze kavusuncaya kadar sizden beklenen bazı gayretler olabilir. Bunları da hekiminzle ayrıntılı olarak görüşün. Sonraki tedavi planında anlamadığınız şeyleri tekarar sorun. Kontrol randevunuza vaktinde gelin. İlaç yan etkileri ile ilgili ayrıntılı bilgi edinin. Bir terslik olduğunda başvurabileceğiniz kurumları ve telefon numaralarını mutlaka çok iyi öğrenin. İlaçlarla işiniz bittikten sonra onlardan artanları kuruma geri getirebilirsiniz, bunlar belki imkanı olmayan diğer hastalarımız için kullanılabilirler.

Acil servise gelirken...
Sayın Acil Servis Hastası...
Hastane acil servisleri oldukça yoğun, her spektrum ve her yaştan hastanın günün 24 saati ve haftanın 7 günü başvurdukları, bakım ve tedavi aldıkları yerlerdir. Acil tıp hizmeti, bilgi ve birikimleriyle uzman bir ekip tarafından verilen çoğunlukla kendine has özelliklere sahip özel bir tıbbi hizmettir

Acil servisler çok yoğun oldukları ve her türden hastaya bakım ve tedavi vermek durumunda oldukları için kendine özgü işletim sistemlerine sahiptirler. Acil servisler travma, kalp krizi, felç, zehirlenme, koma, boğaz ağrısı ve halsizlik gibi geniş bir yelpazede kliniğe sahip hastaların başvuru noktalarıdır. Bu klinik durumların ciddiyet derecelerinin ayrımı her zaman belirgin değildir. Bazen önemsiz görülen bazı klinik değişimler çok önemli bir hastalığın belirtisi olabilmektedir. Bu açıdan acil servise başvuran bütün hastaların değerlendirilmesi büyük öneme sahiptir.

Acil servisler özellikle yoğun hasta başvurusu durumlarında kısıtlı imkanlarla çok sayıda hastaya hizmet verme durumundadırlar. Bu durum bizim gibi ülkelerde daha belirgin olmakla birlikte en gelişmiş acil tıp sistemine sahip ülkelerde de benzer şekilde gözlemlenir. Acil serviste hasta bakımı devamlılık gerektirir.

Unutmayınız acil servisler sizler için vardır. Acile gelen her hastanın aksi ispat edilene kadar acil olarak kabul edilmesi ve en uygun bir sürede en doğru tedavinin verilmesi temel ilkedir. Zira acil servisler hastanenin 3. kapılarıdır. Polikliniklerden, servislerden yeterli bakım alamamış hastaların acil servise yönelimleri olabilmektedir. Bunu önlemek veya kısıtlamaya çalışmanın pek doğru olmadığını düşünmekteyiz. Her hastanın acil servise başvurmasını doğal buluruz. Ancak bu durum acil servislerde ister istemez bir yığılmaya neden olur. Bu yığılmalar ülkemize özgü olmayıp pek çok gelişmiş ülkenin de önemli bir sorunudur. Acil servislerin kapasitelerini bu nedenlerle artırmak ekonomik olmadığı gibi bilimsel verilere de ters düşmektedir. Araştırmalar acil servislerin ne kadar büyük olurlarsa olsunlar yine de kalabalık sorununa çözüm olmadıklarını göstermektedir. Böyle durumlarda başvuran hastalarda acil tıbbi durum olanların saptanması ve onlara öncelik verilmesi gerekmektedir. Hastalara acil servise başvurdukları sıra ile değil; hastalıklarının aciliyet durumlarına göre öncelik tanınır. Burada temel ilke en acil müdahale gerektiren olguların öncelikli bakım ve tedavilerinin sağlanmasıdır.

Yığılmayı önlemek ve yoğunluğun içerisinden gerçek acil hastaları ortaya çıkarmak için sihirli bir sözcükten yararlanırız. Biz acil tıp hekimlerinin çok kullandığı bu sözcük TRİAJ’dır. Triaj Fransızca’dan türemiş olup gerçekte “yünü kalitesine göre” -hastayı ölümcül acil olup olmadığına göre ayırmaya yarayan bir sistemdir. Akademik acil tıp anabilim dallarının hemen tamamında bu sistem kullanılmaktadır. Kalabalık bir acil servise ilk başvurduğunuzda triaj ile görevli personel/personeller (hekim, paramedik, asistan vb...) sizi ilk tıbbi değerlendirme sürecine tabii tutarlar. Bu, genellikle çok vakit almadan basit muayene ve değerlendirmeyle gerçekleştirilir. Amacımız bu değerlendirme ile aciliyet durumunuzun saptanmasıdır. Bu bölümde temel yakınmanız, yaşamsal bulgu ve belirtileriniz (şuur durumu, tansiyon, nabız, solunum durumu gibi) kontrol edilerek; hemen bakılmanız, bekleme odasında sıranızı beklemeniz, hızlı poliklinik bakısının sağlanması veya normal poliklinik bakısının gerekliliği durumlarına karar verilir. Sizinle birlikte oraya başvuran, daha önce başvurmuş, beklemekte olan veya tedavisine henüz başlanmış olan diğer hastalara da yapılan seçme işlemi aynı süzgeçten geçmektedir. Böylelikle bu dinamik süreç içinde acilde bulunduğunuz andaki aciliyet, ileri tetkik ve tedavi sıranız belirlenir. Yine de olası bir aksaklık ortaya çıkabileceği için bekleme aşamasında zaman zaman ilk bakı ve şikayetlerinizin ilerleyip ilerlemediği görevliler tarafından tekrar kontrol edilir. Bu süreç özellikle yoğun başvurunun gerçekleştiği acil servislerde çağdaş tıbbi hizmetin verilebilmesi için gereklidir.

 

Hastanelerin acil servisleri tıbbi durumdaki ani değişim olan hasta başvuruları sebebiyle stres yüklü yerlerdir. Acil sorunu olan hasta ve yakınları diğer hasta gruplarına göre daha yoğun bir stres altındadırlar. Bu açıdan başvuru anında görevli tıbbi personele daha telaşlı, daha heyecanlı şekilde davranmaları bir ölçüye kadar doğal olarak kabul edilir. Ancak, sakin ve anlaşılır şekilde hekiminiz hastalıkla ilgili bilgilendirmeniz hastanıza daha rahat, daha doğru ve daha etkin bir müdahale imkanı sağlayacaktır.
Gereken tıbbi değerlendirme sürecinde şikayetlerinizin ne zaman, nerede ve nasıl başladığından, ne yönde bir değişim gösterdiğine kadar alınan bütün bilgiler önemlidir. Bu açıdan doğru bilgilendirimin önemi büyüktür.

Ağrı, acile başvuru şikayetleri içinde belki de en sıklıkla rastlananıdır. Karın ağrısı gibi bazı can sıkıcı ağrıların, hastalığın tanısı tam konamadan geçirilmesi tıbbi bir hata olabilir. Bu nedenle özellikle karın ağrısı olan hastaların ağrılarının takibi tanı koymada yardımcı olacağı için sizde karın ağrısı şikayetiniz varsa bunun bir süre daha geçirilemeyeceğini biliniz. Bu tamamen sizin iyiliğiniz için yapılan bir uygulamadır. Merak etmeyiniz. Tanınızın netleşip, kesin olarak ortaya konulması durumunda ağrınızın giderilmesi için hemen müdahale edilecek ve en kısa zamanda giderilecektir.

Bazen tıbbi değerlendirme sürecinde konsültasyon ismi verilen ve aslında bir hekimin bir başka hekimden yardım çağrısı olan bir sistem de kullanmaktayız. Acil serviste bulunduğunuz süre içerisinde farklı branş hekimleri tarafından değerlendirilmeniz gerekebilir. Bu süreç işlerken acil serviste farklı hekimler tarafından birkaç defa aynı-aslında benzer işlemlere tabii tutulabilirsiniz. Bu süreç sadece hastalığınız ile ilgili tam ve mükemmel bir tıbbi birliktelik, bakım ve tedavi bütünlüğünün sağlanması için gereklidir.
Acil tıp anabilim dalının bulunduğu ve hizmetin acil tıp ihtisası yapmış olan hekimler tarafından sunulduğu birimler daha az konsültasyon oranına sahip oldukları için buradaki hizmetler daha hızlı olabilir. Geleneksel acil servislerde ise konsültasyon oranları daha fazla, süreleri daha uzun olduğu için hastanın tedavisine karar verilmesi ve tedavi başlanması için biraz daha ek süre gerekebilir.

Acil serviste klinik tanılarınızın net olarak ortaya konulması, gerekli olan tetkiklerin tamamlanmasına kadar olan zamanda beklemeniz veya sonrasında gözlem altında tutulmanız gerekebilir. Bu süreç güncel tıbbi bilgiler dahilinde tedavi bütünlüğünün sağlanması için olağan bir süreçtir, telaşlanmayın. Yapılan değerlendirme sürecinde size ve yakınlarınıza tıbbi süreçle ilgili olarak bilgi verilecektir. Acil serviste sürekli gözetim ve takip altında bulundurulacaksınız, bu süreçte öğrenmek istediğiniz herhangi bir durum anında görevli hekim ve hemşirelere sürekli danışabilirsiniz. Hastalığınızın tanısının konulmasının ardından tıbbi tedavi süreci başlayacaktır. Bu süreç hastanın tıbbi durumu ve ihtiyaçları doğrultusundadır. Hastalığınızın tıbbi değerlendirmesinin ardından yapılacak olan tahlil ve tetkikler sonrasında tedavisinin acil serviste bitirilmesi mümkün olmayabilir. Yapılan değerlendirmenin ardından tanı bütünlüğünün sağlanması amacıyla ilgili polikliniklere yönlenim sağlanabilecektir. Bu amaçla acil servislerin başvuran hastaların acil klinik durum oluşturmayan bütün araştırmalarının da yapıldığı “check-up” merkezleri olmadıkları unutulmamalıdır.

Acil serviste uyguladığımız tedavinin ardından bazen hastaneye yatıp bir süre takip ve tedavi olmanız gerekebilir. Bu süreç konulan tıbbi tanı ve klinik durumunuzla bağlantılıdır. Çoğunlukla uygulanan tedavinin ardından gerekli öneriler ve tedavilerle taburcu olursunuz. Bu süreç içerisinde uygulanan tedavilere bağlı olarak beklenmeyen herhangi bir etkilenim olması durumunda başka bir acil servise gitmeniz doğru yaklaşım değildir. Başvurduğunuz hastane acil servis görevli hekimini beklenmeyen klinik değişiminizle ilgili olarak mutlaka bilgilendirin. Önerileri doğrultusunda hareket edin
www.akademikcerrahi.com size geçmiş olsun der....
Bu bölüm Yrd. Doç. Dr. Turgut DENİZ ve Prof. Dr. Fatih AĞALAR tarafından hazırlanmıştır.

 

Genel Anestezi: Anestetik ajanların, vital fonksiyonlarda zararlı bir değişiklik yapmadan, tüm vücutta ağrı duyusunun kaybı ile karakterli, geçici bir bilinçsizlik durumu oluşması ve refleks aktivitede azalma şeklinde tanımlanır.
Cerrahi bir girişim gerektiren hastaya genel veya bölgesel anestezi verilmesi kararlaştırılırken aşağıdaki durumlarda genel anesteziye karar verilir.

  1. Bebek ve küçük çocuklarda diyalogu sağlamak ve onları uzun süre belirli bir pozisyonda tutmak için ağrısız işlemlerde bile genel anestezi gerekebilir.
  2. Karın ve göğüs boşluğunda yapılan, solunumun kontrolünü gerektiren girişimlerde ve kafa içi ameliyatlarda genel anestezi gerekir.
  3. Mental bozukluğu olan hastalar
  4. Bölgesel anestezi yöntemlerinin süresini aşan uzunluktaki cerrahi girişimler
  5. Lokal anestetik ilaçlara karşı beklenmedik reaksiyon hikayesi veren hastalar
  6. Genel anesteziyi tercih eden hastalar

Genel anestezi sırasında santral sinir sisteminde yukarıdan aşağı inen bir depresyon gözlenir. Bu depresyon aşağıda belirtilen sırayı izler.

  1. Kortikal ve psişik merkezler
  2. Bazal ganglionlar ve serebellum
  3. Medulla spinalis
  4. Medüller merkezler

Genel anestezinin klinik belirtileri:
Volatil anestetiklerin (özellikle dietil eterin) kullanılması sırasında 4 devre ve 3. devrede 4 basamak tanımlanmıştır.Bu devreler yavaş geliştiği ve her değişikliğin sırayla izlenebildiği eter anestezisi için tanımlanmıştır ve pratik önemini günümüzde yitirmiştir.

  1. İndüksiyon devresi: İstemli reaksiyonlar giderek deprese olur. Bilinç bulanıklaşır ve amnezi gelişir. Hastaların %85’inde analjezi vardır. Nabız biraz hızlanır. Solunum yavaşlar. Kan basıncı düşer.
  2. Bilinçsizlik devresi: İstemli hareketler kaybolmuştur. Bu devrede öksürme, soluk tutma, çırpınma, yutkunma ve kusma olabilir. Solunum düzensiz pupiller dilatedir.
  3. Anestezi Devresi:

Plan 1. Nabız ve kan basıncı normaldir. Solunum düzenli ve derindir. Kornea refleksi vardır. Ancak kirpik ve yutma refleksleri kaybolmuştur, pupiller miyotikdir.
Plan 2. Göz hareketleri durmuştur.
Plan 3. İnterkostal paralizi vardır. Solunum diyafragmatikdir.
Plan 4. Diyafragma felcine kadar sürer.
Toksik etkileri önlemek için hastaların 3 ve 4.planlara girmeleri önlenmelidir.

  1. Aşırı doz: Medüller paralizi ve kardiyovasküler depresyon gelişir.

Genel anestezide önemli olan 4 komponent şunlardır:

  1. Ağrı olmaması
  2. Bilinç kaybı
  3. Reflekslerin baskılanması
  4. Kas gevşemesi

Genel anestezinin verilme yolları:

  1. İnhalasyon
  2. İntravenöz
  3. İntramusküler
  4. Ağız
  5. Rektal

Lokal anestezi: Vücudun belirli bir bölgesinde, sinir iletiminin geçici olarak durdurulması ile elde edilir.
Rejyonel (Bölgesel) anestezi: Sinir dokusunu herhangi bir yerinden kimyasal ajanlarla (lokal anestetikler) etkileyip iletimi durdurma işlemidir. Lokal anestetiklerin sinir dokusuna olan etkileri geri dönebilmeli ve sinir dokusunda kalıcı hasara yol açmamalıdır.
Topikal (Yüzeyel) anestezi: Anestetik maddelerin mukoza veya cilde uygulanmasıyla sağlanır.
İnfiltrasyon anestezisi: Anestezinin oluşmasının istenildiği sahaya lokal anestetik solüsyonun enjeksiyonu ile sağlanır. İlaç kesi, yara veya lezyon yerine enjektörle verilir. Saha bloğu ile ameliyat yeri çevresinde bir anestezi hattı oluşturulur.
Rejyonel intravenöz anestezi
Soğutma anestezisi: Etil krorür gibi solüsyonların cilde püskürtülmesi ile, solüsyonunun hızla buharlaşmasının dokuda yaptığı soğuma etkisinin sinir iletimini bloke etmesidir. Sinire doğrudan soğuk uygulanmasına kriyoanaljezi denir.

Blok anestezisi (Sinir blokları): Cerrahi girişimin uygulanacağı ya da anestezi oluşması istenen vücut bölgesinin uzağında, sinir gövdesinin etrafına lokal anestetik solüsyonun enjeksiyonu ile oluşturulur ve enjeksiyonun yapıldığı alana göre işlem isimlendirilir (paravertebral blok, brakiyal pleksus bloğu gibi). Sinir blokları lokal anestetiklerin anatomik olarak belirlenmiş yerlere uygulanması ile oluşur.

  1. Periferik: Periferik sinir, ganglion, pleksus
  2. Santral: Çok sayıda sinir veya sinir kökünün Medulla Spinalisi terk ettiği sırada bloke edildiği spinal ve epidural bloklar

SPİNAL ANESTEZİ (Subaraknoid veya intratekal blok): Subaraknoid aralıkta beyin omurilik sıvısı içine lokal anestetik enjekte ederek geçici olarak sinir iletiminin durdurulmasıdır.
Saddle blok (Süvari yaması şeklinde blok): Sakral ve kaudal dermatomları etkileyen spinal anesteziyi ifade eder. Çoğu kez oturur pozisyondaki hastaya hiperbarik anestetik solüsyonun az miktarda enjeksiyonu ile sağlanır.
Spinal bloğu etkileyen faktörler:
Enjeksiyon yeri ve hızı
Solüsyonun dansite, hacim ve konsantrasyonu
Omurganın eğimi
Hastanın pozisyonu
Subaraknoid aralığın büyüklüğü
Spinal bloğun etki sırası: Otonom, soğuk, sıcaklık, ağrı ve dokunma ve somatik motor fonksiyon ve propriosepsiyon ile ilgili sinirler. Fonksiyonların geri kazanılmasında bu sıra tersine işler.

EPİDURAL ANESTEZİ: Duranın dış kısmına, ligamentum flavum ile duramater arasına lokal anestetik enjeksiyonu yapılmasıdır. Epidural aralık foramen magnumdan koksikse kadar uzanır ve ilaç -kazara iğne durayı delmedikçe- omurilik sıvısına geçip merkezleri etkilemez. Spinal anesteziye göre daha yüksek ilaç volümü kullanılır. Bu nedenle toksisite olasılığı yüksektir.
Kaudal anestezi: Lokal anestetik solüsyon sakral hiatus yolu ile sakral (caudal kanalın) epidural aralığı içerisine uygulanır.

ANESTEZİ ÖNCESİNDE HASTANIN HAZIRLANMASI
Preanestetik vizit ve muayene genellikle cerrahi girişimden 1 gün önce yapılır. Elektif cerrahi uygulanacak hastalarda en iyi koşullarda ameliyata alınabilmeleri için preoperatif hazırlık yapılır. Acil cerrahi girişimler için hastanın anestezi alıp alamayacağı değil, anestezinin en iyi şekilde nasıl uygulanacağı araştırılır.
Preoperatif değerlendirme

    1. Fizik durumunun değerlendirilmesi ve psikolojik hazırlık; fizik muayene, laboratuar incelemeleri, yandaş hastalıklar
    2. Farmakaolojik durumun değerlendirilmesi (Kullandığı ilaçlar, gördüğü tedaviler ve alışkanlıkları); ilaç etkileşimleri, ilacın kesilmesi-devam ettirilmesi-değiştirilmesi
    3. Anestezi riskinin belirlenmesi

-ASA
-Goldmanın Kardiyak Risk Faktörleri İndeksi ve Goldmanın Risk İndeksinde Puanlama ve Mortalite
-Reinfarktüs Oranları
-New York Kalp Cemiyetinin Anjina Sınıflaması
Solunum Fonksiyon Testleri
Karaciğer Hastalıklarında Risk Faktörleri
Metabolik Hastalıklar (Adrenal Yetersizlik, Tiroid Hastalığı, Diabetes Mellitus)
Santral Sinir Sistemi Hastalıkları
Preoperatif değerlendirmede diğer risk faktörleri
Yaş
Irk
Cins
Kilo
Meslek
Alışkanlıklar; Sigara içme, alkol, ilaç alışkanlığı
Yüksek ateş
Anestezide risk oluşturan ilaçlar; sedatifler, Antihipertansif ilaçlar,
Kardiyotonik glikozidler ve diüretikler, psikoaktif ilaçlar, trisiklik antidepresanlar, monoamin oksidaz inhibitörleri, antikuagulan ve trombolitik ajanlar

    1. Uygulanacak anestezi yönteminin ve ilaçların belirlenmesi

Ameliyatın hangi tip anestezi yöntemi ile yapılacağına karar verirken birçok etken dikkate alınır. Uygulanacak anestezi şekli hem hastanın durumuna uygun olmalıdır hem de cerrahi girişimin en iyi şekilde yapılabilmesine olanak tanımalıdır. Dikkate alınacak faktörler:

  1. Yaş
  2. Cerrahi girişimin yeri, tipi ve süresi
  3. Hastaya verilecek pozisyon
  4. Anesteziyologun beceri, alışkanlık ve tercihi
  5. Hastanın isteği
    1. Sıvı ve gıda alımının sınırlanması ve premedikasyonun planlanması
    1. Hastanın dosyası incelenir. Dosya hastanın hikayesi, fizik muayene bulgular ve laboratuar sonuçlarını içerir.
    2. Hasta küçük çocuksa beraberinde annesi veya babası bulunmalıdır.
    3. Hastanın kişisel ve sosyal alışkanlıkları öğrenilir.
    4. Hastanın kullanmakta olduğu insülin, oral antidiyabetikler, kortikosteroidler, nitrogliserin, antikuagulanlar, digital, narkotikler, sedatifler, amfetaminler veya diğer psikotropik ilaçlar hakkında sorular sorulur. Kullandığı ilaçlara yönelik ilaç uyuşmazlıkları ile ilgili önlemler alınır.
    5. Rejyonel anestezi kullanılacaksa ilgili vücut bölgesi ve nörolojik muayenesi yapılır (Antikuagulan alıyorsa kontrendikedir).
    6. Hastanın diş muayenesi (protez kullanımı) ve entübasyon için bazı baş-boyun muayeneleri yapılır.
    7. Cerrahi işlem öncesi açlık süresi saptanır ve hasta bilgilendirilir.
    8. Sigara kullanımı öğrenilir varsa kesmesinin önemi açıklanır.
    9. Anestezi muayenesi sonrası “Anesteziye İzin Verdiğini Bildiren Belge” imzalatılır. Çocuk hastalarda anne, baba veya vasisi olan kişi tarafından imzalanır.

ANESTEZİ SIRASINDA GÖRÜLEN KOMPLİKASYONLAR
Anestezi uygulaması sırasında oluşabilecek komplikasyonları önlemede pek çok faktör; anesteziyologun ve yardımcı personelin tecrübesi ve eğitimi, hastanın fiziki durumu, cerrahinin tipi ve süresi, uygulanan ilaçlar ve yöntem önem taşır. Dikkatli ve deneyimli ellerde gerekli önlemler alınarak bazı komplikasyonlar önlenebilse de alerji ve idiosenkrazi gibi bazı beklenmeyen durumlar ortaya çıkabilmektedir.
Solunum sistemi ile ilgili komplikasyonlar
Havayolunda tıkanma veya daralma
Solunum bozuklukları
Öksürük
Hıçkırık
Terleme
Kardiyovasküler sistem komplikasyonları
Aritmi
Hipotansiyon
Hiprtansiyon
Miyokard infarktüsü
Kardiyak arrest
Pulmoner emboli
Gastrointestinal sistem ile ilgili komplikasyonlar
Regürjitasyon
Bulantı-kusma
Mide içeriğ aspirasyonu ve aspirasyon pnömonisi
Operasyon sırasında olayların farkında olma (awareness)
Pozisyon ile ilgili komplikasyonlar
Malign Hipertermi
Hipertiroidi, hipotiroidi
Hiperglisemi, hipoglisemi

POSTOPERATİF SOLUNUM KOMPLİKASYONLARI
Operatif mortalitenin azalmasına karşın postoperatif komplikasyonların artış nedenleri:
1. Yaşam süresinin artması ve daha yaşlı hastaların ameliyata alınabilmesi
2. Solunum sistemi hastalığı olanların da ameliyata alınabilmesi
3. Sigara tüketimin giderek artması, hava kirliliği, sanayi tozları
4. Daha uzun süreli ameliyatların yapılabilmesi
5. Solunum sistemi hastalığı olan hastaların yetersiz preoperatif hazırlığı ve postoperatif bakımı
Boğaz ağrısı, trakeit
Akut pürülan bronşit
Atelektazi
Pnömoni
Aspirasyon pnömonisi
Akciğer apsesi
Pulmoner emboli
Akciğer ödemi
Erişkinin sıkıntılı solunum sendromu (ARDS)

KAYNAKLAR

    • Klinik Anestezi
    • Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ders Kitabı
    • Anestezi El Kitabı
    Bu bölüm Doç.Dr.Ünase BÜYÜKKOÇAK tarafından hazırlanmıştır.

 

www.akademikcerrahi.com©

Her hakkı saklıdır.2007

Webmaster:Dr.İbrahim Tayfun ŞAHİNER

Hekimler orada sizin için vardır. Onlar bunu belki size söylemezler ama bunun bilinci içindedirler. Onlar size yardımcı olurken, sizinde kendiniz için onlara işlerini yapmanızda yardımcı olacağınızı da bilirler.Hastaneye gelirken,önceden yapılan tüm tetkikleriniz, başka hastanedeki dosya fotokopiniz,nüfus cüzdanınız,telefon,kullanmakta olduğunuz ilaçlar,şimdiki tedavinizde gerekecek ve sizden istenen tıbbi malzeler vb..okuma gözlüğünüz,terlik, temiz çamaşırlar. Bazı hastanelerde çatal bıçak ve kağıt mendil istenebilir.

Sayın hasta size www.akademikcerrahi.com şimdiden geçmiş olsun der.

YENİ LOGOMUZ

HAZIRLANMAKTADIR.

www.akademikcerrahi.com

 

TÜRKİYE'NİN SAĞLIK PORTALI

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
www.akademikcerrahi.com