MİDE HASTALIKLARI (İlgili fotoğraflara sağlık personeli sayfasından ulaşabilirsiniz) Bu bölüm danışmanlarımızdan Doç.Dr.Oral Saygun gözetiminde Araş.Gör.Dr.Metehan Apaydın tarafından hazırlanmıştır. |
|
www.akademikcerrahi.com©
Her hakkı saklıdır.2007
OBESİTE CERRAHİSİ
Beraberinde getirdiği bir çok hastalık nedeniyle şişmanlık günümüzün en önemli hastalıklarındandır. Kişinin normal kilosunun üzerinde olup olmadığını anlamak için vücut kitle indeksi kullanılır. Vücut kitle indeksi kişinin ağılığının boyunun karesine bölünmesi ile hesaplanır.
Buna göre VKİ 25 den az olanlar normal
VKİ 25-27 olanlar fazla kilolu
VKİ 27-30 olanlar hafif obes
VKİ 30-35 olanlar orta derecede obes
VKİ 35-40 olanlar ciddi derecede obes
VKİ 40-50 olanlar morbid obes
VKİ 50 ve üzerinde olanlar ise süper obes olarak sınıflandırılır.
VÜCUT KİTLE İNDEKSİNİZİ HESAPLAMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ...
Obesite ile birlikte sık görülen hastalıklar:
-Dermatolojik Hastalıklar ;mantar ,bası ülserleri
-Kalp Hastalıkları;Kalp yetmezliği,aritmiler,hipertansiyon ,ani ölüm riskinde artış -Karaciğer Hastalıkları;Karaciğerde yağlanma ,büyüme,siroz riskinde artış,safra kesesi taşı sıklığında artış
-Akciğer Hastalıkları;Nefes darlığı,ani solunum durmaları,uykuda ani solunum durmaları.
-Hormonal Hastalıkları;Diyabet hastalığında artış,kadınlarda düzensiz adetler ve kanamalar
-Ortopedik hastalık sıklığında artış
-Psikolojik problemlerde artış
-Bazı kanser sıklıklarında artış(Kolon,meme,yemek borusu gibi)
-Açıklanamayan ani ölümlerde artışlar
TEDAVİ
a)Tıbbi tedavi
b)Cerrahi Tedavi
Tıbbı tedavide öncelikle diyet ve spor önerilir.Daha sonraki aşamada ilaç tedavisi başlanır.İlaç etki mekanizmaları iştahı azaltan ve yağların emilimini azaltan ilaçlar olarak iki sınıfa ayrılır.
Cerrahi tedavi ilaç tedavisi ve diyet tedavisinden yeterli yarar görmeyen hastalara planlanır.
OBESİTENİN CERRAHİ TEDAVİSİ
Cerrahi tedavi multidisipliner bir tedavi şeklidir.Tedavide genel cerrahi,endokrinoloji,psikiyatri,diyetisyen ve plastik cerrahisi uzmanlarının yeri vardır.
Obesite cerrahisine aday uygun hastalar;
OBESİTENİN CERRAHİSİNDEKİ UYGULANAN AMELİYAT TEKNİKLERİ
1)Midenin gıda alımını kısıtlayan (restriktif) ameliyatlar
2)Gıdaların mideden emilimini azaltan (malabsorbtif) ameliyatlar
3) Her iki ameliyatın aynı anda uygulandığı kombine tip ameliyatlar.
1) Midenin gıda alımını kısıtlayan (restriktif) ameliyatlar; Bu tür ameliyatta hastanın yalnızca gıda alınımı kısıtlanır gıdaların emilimine herhangi bir etkisi yoktur.Kişinin mide hacmi küçüldüğü için fazla gıda alamazlar.
Bu tür uygulanan cerrahiler
a)Mide içine balon yerleştirilmesi :Bu yöntemle endoskopi ile mide içine sıvı veya gaz olan bir balon yerleştirilir.Bu şekilde mide hacmi küçültülerek gıda alınımı kısıtlanır.
b) Ayarlanabilir mide bantları(Kelepçe takılması):ameliyatın yapılışı yemek borusunun alt kısmındaki midenin üst bölümüne silikondan oluşan bandın takılarak 15-20 ml lik mide hacmi oluşturulur.Bu işlem laparoskopik veya açık cerrahi şeklinde yapılabilmektedir.
c)Vertikal bantlı gastroplasti ameliyatı:Cerrahi stapler(zımba) ile midenin üst kısmı boru oluşturacak şekilde kapatılır bu borunun açılmasını engellemek içinde alt kısma bant yerleştirilir.
2)Gıdaların mideden emilimini azaltan (malabsorbtif) ameliyatlar;
a)Biliopankreatik diversiyon :Bu ameliyatta midenin 2/3 ü kadarı çıkarılmaktadır.Midenin 1/3 ü kaldığı için gıda alımı çok kısıtlanmaz. Bu ameliyatta ayrıca mide ile barsaklar arasında bypass yapılarak gıdaların emilimi azaltılmaktadır.
b)İntestinal girişimler:Bu ameliyatta da ince barsakların başlangıç kısmı ile son kısmı arasında bypass işlemi yapılarak gıdaların emilimi azaltılıyor.
3) Her iki ameliyatın aynı anda uygulandığı kombine tip ameliyatlar;
a)Roux-en-Y’li gastrik bypass uygulama :Bu ameliyatta hem mide hacmi küçültülmekte (Yaklaşık 25 cc olmakta) hemde ince barsaklar ile küçültülen mide arasında bypass işlemi yapılmaktadır.
Obesite çağımızın hastalığıdır.Tedavi almak isteyen hastaların multidisipliner bir yaklaşımla irdelenmesi gerekmektedir.Bütün medikal ve cerrahi tekniklerin belli oranda riskleri vardır.Fakat obesitenin önemli risklerinin olduğu unutulmamalıdır.
Endoskopi
(Üst GİS endoskopisi)
Endoskop hortum şeklinde, plastik malzemeden yapılmış, bükülebilen uç kısmına kamera yerleştirilmiş, ışıklı bir alettir. Endoskopun içinde hava, su ve tel geçişine izin veren kanallar bulunmaktadır. Bu sayede endoskop içerisinden araçlar sokularak görüntü eşliğinde biopsi alınabilir veya kanama odağı görülürse müdahale edilebilir. Buradan anlaşıldığı gibi endoskopi hem tanısal amaçlı hem de tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır.
Tanı amaçlı kullanım yerleri
-Yutma problemleri olanların araştırılması
-Sürekli mide yanma ve ağrısı
-Sürekli bulantı, kusma
-Mide kanaması
-Kansızlık gibi şikayetlerin nedenlerinin araştırılmasında kullanılıyor. Özelliklede mide ülseri gibi mukozal hasarlar saptanan hastalarda biopsiler alınarak mide kanserleri ile ayırıcı tanı yapılabilir.
Tedavi amaçlı kullanılması
-Aktif mide kanaması olan hastalarda
-Mide polipi eksizyonunda (çıkarılmasında).
-Yemek borusundaki darlıkların tedavisinde
-Mide ve yemek borusundaki yabancı cisimlerin çıkarılmasında
Endoskopi öncesi hasta hazırlığı
Tetkikden önce 6-8 saat kadar aç kalınmalıdır. Hastanın stresini azaltmak amaçlı rahatlatıcı ilaçlar verilebilir. Endoskopiden birkaç dakika önce hastanın boğazına anestezik sprey sıkılarak öğürme refleksi engellenir.
Endoskopinin riskleri
Endoskopi invaziv bir tekniktir. Özellikle yaşlı, kalp, akciğer, hipertansiyon, alerjik hastalığı olan hastalarda daha dikkatli olunmalıdır. Endoskopinin yapılışı esnasında nadirde olsa yemek borusu ve midede perforasyon (delinme) gibi riskler vardır.
Üst sindirim sistemi kanamaları
Ağızdan başlayarak ince barsakların başlangıç kısmını da içeren bölüm arasında görülen kanamaları tarifler. Oldukça sık görülen bir patolojidir. Kanama, hastanın farkında olmadığı şekilden, çok şiddetli kanamanın olduğu spektrum arasında izlenebilir. Kanamanın çok az olduğu durumda hiçbir belirti vermeyebileceği gibi, şiddetli kanamalarda hayati tehlike olabilmektedir.
Kanama düşündüren belirtiler;
-Hematemez; ağızdan taze veya kahve telvesi şeklinde beklemiş kan kusulmasıdır.
-Melena; Parlak siyah (katran gibi), cıvık ve pis kokulu dışkıdır. Genellikle üst sindirim sisteminden fazla miktarda kanamadan sonra görülür.
-Hematokezya; Açık kırmızı renkli dışkıdır. Genellikle alt sindirim sistemi kanamalarında görülmekle birlikte üst sindirim sistemindeki fazla miktardaki kanamalarda da olmaktadır.
Üst sindirim sistemi kanama nedenleri;
Pek çok nedeni olmakla birlikte en çok görülen ilk 3 nedendir.
-Mide ve duodenum ülserleri
-Gastrit
-Özefagogastrik varisler ;Yemek borusu ile mide arasındaki venöz damarlarda görülen damar genişlemeleridir.Çoğunlukla sirozlu hastalarda oluşur.
-Aşırı kusma ve öğürmelere bağlı mide-yemek borusu arasındaki mukozal yırtılmalara bağlı (Mallory-Weiss sendromu)
-Yabancı cisim yutulması
-Mide tümörler
-Yemek borusu tümörleri
-Damar anomalileri
-Kanama bozukluğu yapan hastalıklar
Tanı
-Öncelikle hastanın öyküsü dinlenir.Hastanın şikayetleri tanıda çok önemlidir.
-Fizik muayenede barsak seslerinin artışı, rektal tuşe önemlidir.
-Varsa, kusma ve/veya gaita materyalinin incelenmesi
Kanamanı üst –alt sindirim sindirim sisteminden olduğu ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
-Nazogastrik sonda mideye yerleştirilerek kan gelip gelmediğine bakılır.
-Üst-alt sindirim sistemi endoskopisi
-Kolonoskopi
-Anjiografi
-Sintigrafi gibi tetkikler kullanılmaktadır.
Tedavi
Sindirim sistemi kanaması olan hastaların %80 inin kanaması kendiliğinden durur. Tedavi, kanama nedeni ve şiddetine göre değişir. Öncelikle hastanın genel durumu düzeltilmeye çalışılır. Sonra kanama nedeni engellenmeye çalışılır.
Endoskopi ve anjiografi tetkikleri hem tanı hem de tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Bu yöntemlerle kanamanın durdurulamaması halinde cerrahi tedavi uygulanmaktadır.
MİDE KANSERLERİ
%95’i mide karsinomu olup, geri kalanlar lenfoma ve sarkomlardır.
Japonya, Rusya, Çin, Portekiz gibi ülkelerde mide kanseri artmakta iken, ABD, İngiltere, Kanada,Hollanda gibi ülkelerde azalmaktadır. Tüm kanserler arasında 5. sıradadır. Erkeklerde ve 50 yaş üstünde sık görülür.
Etiyolojide çevresel faktörler ve genetik faktörler rol oynar. Konserve, tuzlanmış-kurutulmuş balık tüketimi, tütsülenmiş balık ve etler (kanserojen 3-4 benzopiren), hayvani yağlar, alkol, tütün, obesite, helikobakter pilori infestasyonu gibi diyet alışkanlıkları suçlanır. Taze meyve-sebze, C vitamini ise koruyucudur.
Genetik faktörler ise HNPCC ve çeşitli gen mutasyonlarıdır.
Bir de predispozan faktörler vardır. Bunlar:
- Kan grubu A olanlar,
-atrofik gastrit,
-pernisiyöz anemi,
-aklorhidri
-safra reflüsü
Belirti ve Bulgular
Mide kanseri sinsi seyirlidir. Geç belirti verir ve belirtiler de, hastalığa özgü değildir. Karında rahatsızlık hissi, peptik ülser benzeri ağrı, iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, hematemez (Kahve telvesi renginde kan kusma), gizli kanama, anemi, hepatomegali (Karaciğerin büyümesi), ascites (Karın boşluğunda sıvı toplanması), sarılık gibi metastaz belirtileri görülebilir.
Tanı
Belirtilerin spesifik olmaması nedeniyle, ileri tanı yöntemleri kullanılır. Baryumlu ÖMD grafileri ve Endoskopi en önemli tanı aracıdır ve özellikle 40 yaş üstünde en ufak mide şikayetinde bile uygulanmalıdır.
Patoloji
Mide kanserleri erken mide kanseri (Submukozayı aşmamış) ve ileri mide kanseri (Submukozayı aşmış) olarak sınıflandırılabilir.
Tedavi
Tedavisi cerrahidir. Radyoterapi ve kemoterapinin fazla yararı yoktur. Cerrahi tedavide total veya subtotal gastrektomi ile birlikte lenfatik drenaj alanı da çıkartılır.
Prognoz evreye bağlıdır. Ortalama 5 yıllık yaşam %25 olup, erken mide kanserinde %90 iken lenfatik metastaz varsa %7 kadardır.
YENİ LOGOMUZ HAZIRLANMAKTADIR. |
www.akademikcerrahi.com
TÜRKİYE'NİN SAĞLIK PORTALI |
![]() |
|---|
www.akademikcerrahi.com |
|---|